وَذَا النُّونِ اِذْ ذَهَبَ مُغَاضِبًا فَظَنَّ اَنْ لَنْ نَقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادٰى فِى الظُّلُمَاتِ اَنْ
Ve zennûni iz zehebe mugâdıben fe zanne en len nakdire aleyhi fe nâdâ fiz zulumâti en lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn
(1 defa)لآَ اِلٰهَ اِلآَّ اَنْتَ سُبْحَانَكَۗ اِنّ۪ى كُنْتُ مِنَ الظَّالِم۪ينَۚ
lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn
(33 defa)- Zünnûn’u da (Yunus’u da zikret). O öfkeli bir halde geçip gitmişti; bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı zannetmişti. Nihayet karanlıklar içinde: «Senden başka hiçbir ilahyoktur. Sen Sübhan’sın (herşeyden münezzehsin) Gerçekten ben zalimlerden oldum!» diye niyaz etti.
Bismillahirrahmanirrahim
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
وَاَيُّوبَ اِذْ نَادٰى رَبَّهُٓ اَنّ۪ى مَسَّنِىَ الضُّرُّ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَ
Ve eyyûbe iz nâdâ rabbehû ennî messeniyed durru ve ente erhamur râhimîn
(1 defa)- ( Eyyûb’u da hatırla. Hani o Rabbine, “Şüphesiz ki ben derde uğradım(hastalık geldi), sen ise merhametlilerin en merhametlisisin” diye niyaz etmişti.) Enbiya 83.
رَبّ۪ٓى اَنّ۪ى مَسَّنِى الضُّرُّ وَاَنْتَ اَرْحَمُ الرَّاحِم۪ينَۚ
Rabbi inni messeniyed durru ve ente erhamur rahimin
(1 defa)- Ya Rabbi zarar bana dokundu , Sen merhamet edenlerin en merhametlisisin , Bana da merhamet eyle yarabbi Enbiya 83.
Bismillahirrahmanirrahim
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ
Fe in tevellev fe kul
(1 defa)(Eğer yüz çevirirlerse de ki:)
حَسْبِى اللّٰهُۘ لآَ اِلٰهَ اِلاَّ هُوَۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظ۪يمِ
Hasbiyallâhu lâ ilâhe illâ hûve, aleyhi tevekkeltu ve huve rabbul arşil azîm
(33 defa)- “Bana Allah yeter. O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben ancak O’na tevekkül ettim. O, yüce Arş’ın sahibidir.” (Tevbe 129)
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
اَلَّذ۪ينَ قَالَ لَهُمُ النَّاسُ اِنَّ النَّاسَ قَدْ جَمَعُوا لَكُمْ فَاخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ ا۪يمَانًاۗ وَقَالُوا
Ellezıne kale lehümül nasü innen nase kad cemeu leküm fahşevhüm fe zadehüm imana ve kalu hasbünellahü ve nı’mel vekıl”
(1 defa)- Onlar öyle kimselerdir ki, halk kendilerine, “İnsanlar size karşı ordu toplamışlar, onlardan korkun” dediklerinde, bu söz onların imanını artırdı ve “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!” dediler. (Al-i imran 173)
لاَ حَوْلَ وَ لاَ قُوَّةَ اِلاَّ بِاللَّهِ الْعَلِىِّ الْعَظ۪يمِ
Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azîm
(33 defa)- Güç ve kuvvet ancak şânı yüce Allah’tandır.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
كُلُّ نَفْسٍ ذَآئِقَةُ الْمَوْتِ ٭ وَاِنَّمَا تُوَفَّوْنَ اُجُورَكُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ ٭ فَمَنْ زُحْزِحَ عَنِ النَّارِ وَاُدْخِلَ الْجَنَّةَ فَقَدْ فَازَ ٭ وَمَاالْحَيَوةُ الدُّنْيَٓا اِلاَّمَتَاعُ الْغُرُورِ ٭ كُلُّ شَىْءٍ هَالِكٌ اِلاَّ وَجْهَهُۜ لَهُ الْحُكْمُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ ٭ كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ ٭ وَيَبْقٰى وَجْهُ رَبِّكَ ذُوالْجَلاَلِ وَاْلاِكْرَامِۚ
Kullu nefsin zâikatul mevt, ve innemâ tuveffevne ucûrekum yevmel kıyâmeh, fe men zuhziha anin nâri ve udhılel cennete fe kad fâz, ve mâl hâyâtud dunyâ illâ metâul gurûr. Al-i imran 185
- Her nefis ölümü tadıcıdır. Kıyamet günü elbette ecirleriniz eksiksizce ödenecektir. Kim ateşten uzaklaştırılır ve cennete sokulursa, artık o gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir.
kullu şey’in hâlikun illâ vecheh, lehul hukmu ve ileyhi turceûn.(kassas 88)
- O’nun zatından başka her şey yok olacaktır. Hüküm yalnızca O’nundur ve kesinlikle O’na döndürüleceksiniz.
kullu men aleyhâ fânin (rahman 26)
- Yeryüzünde bulunan her canlı yok olacak.
ve yebkâ vechu rabbike zûl celâli vel ikrâm(rahman 27)
- Ve celâl ve ikram sahibi Rabbinin Vechi (Zatı) bâki kalacaktır
يَا بَاق۪ٓى اَنْتَ الْبَاق۪ى ٭ يَا بَاق۪ٓى اَنْتَ الْبَاق۪ى
“Ya Bâkî Ente’l-Bâkî – Ya Bâkî Ente’l-Bâkî”
(33 defa)Ente’l-Kafî * Entel Vafi*Enteş Şafi*Entel Muafi Huvallahü
Ya kafi;
Her şeye yeten.(Allah bize yeter)Ya vafi;
verdiği sözden dönmeyendir.Ya muafi;
Sağlık bahşedenYa şafi;
Şifa veren